NEWCASTLE HASTALIĞI

A. Hastalığın Kısa Tanımı:

Newcastle hastalığı (yalancı veba); Evcil kanatlıların ve diğer kuşların akut seyirli ve bulaşıcı bir viral hastalığıdır

 

B. Epidemiyolojisi:

1.Hastalığın ülkesel durumu: Newcastle hastalığı, ülkemizde özellikle serbest ve kontrolsüz yetiştirme denilen köy kanatlıları, diğer adıyla bahçe kanatlıları (tavuk, hindi, ördek, kaz, güvercin vb.) kanatlı yetiştiriciliğinin yapıldığı köy, mahalle gibi yerlerde tespit edilebilmektedir. Özellikle ND hastalığına karşı koruyucu aşılamaların yapılmadığı bu tür kanatlılarda hastalık görülebilmektedir. Ancak yetiştirmenin tamamen kontrol altında yapıldığı ve aşılamaların düzenli uygulandığı endüstriyel kanatlı işletmelerinde diğer adıyla entegre kanatlı (piliç, hindi) işletmelerinde bu hastalığa rastlanma şansı oldukça düşük görülmektedir.

2. Hastalığın dünyadaki durumu: Newcastle hastalığı ülkemizde olduğu gibi dünya ülkelerinde de görülmektedir. Bu ülkelerde de hastalığın daha çok görüldüğü türler yine kontrolsüz köy kanatlıları olarak bildirilmektedir. Ancak endüstriyel kanatlı işletmeleri herzaman bu tür kanatlıların tehdidi altında bulunmaktadır.

 

 

C.Etiyolojisi:

ND hastalığının etkeni myxoviruslardan, Paramyxovirus (PMV-1) cinsinde yer alan RNA viruslardandır. Paramyxoviruslar 9 serovar olarak bilinirler ve PMV-1 bu gruplar içerisinde Newcastle hastalığına neden olan en önemli gruptur.

Üç önemli patojenik tipi bulunur; Bunlar lentojenik, mezojenik ve velojenik tiplerdir.

Lentojenik suşlar;  Virulent karakterde değildirler. Bu grupta Hitchner B1, La Sota gibi mild suşlar yer alır.

Mezojenik suşlar; Orta derecede virulense sahiptirler, stres faktörlerini n fazla olduğu ve bağışıklığın yeterli olmadığı durumlarda özellikle solunum yollarında etkili olmaktadır. Bu grupta, Roakin, Muktesvar, Kamorov suşları yer alır.

Velojenik suşlar; Bu gruptaki viruslar yüksek patojeniteye sahiptirler. Bulaşıcı ve öldürücüdür. Ölümle sonuçlanan solunum, sindirim, sinir sisteminde yaptığı patolojik değişimlerle gözlenir. Velojenik suşlar laboratuvarlarda eprüve suş olarak kullanılmaktadır.

ND virusu ayrıca lokalize olduğu sistemlere göre de sınıflandırılır;

Pnömotropik: Solunum sistemine yerleşenler,

Visserotropik: Sindirim sistemine yerleşenler,

Nörotropik: Sinir sistemine affinetisi olanlar olmak üzere gruplanmaktadırlar.

 

D. Patogenezis:

ND virusu, kan dolaşımı ile iç organlarda çoğalma evresini geçirir, bu aşama sonrasında kan dolaşımına geçen virus, santral sinir sistemine ulaşır ve Newcastle hastalığının klasik sinirsel belirtileri görülmeye başlar. Hastalığın seyri, kanatlıların hastalığa karşı sahip olduğu direnç ile orantılı olarak değişkenlik gösterebilmektedir.

 

E.Tanı

1. Klinik Tanı:

Hastalığın riskli olması bakımından teşhiste çok dikkatli ve hızlı olunmalıdır. Ayrıca klinik teşhis çalışmalarında diğer bazı bakteriyel, viral ve toksikasyon bulguları ile karışabileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Özellikle Marek, Avian influenza A, Tavuk kolerası, CRD, Pullorum hastalığı, psittakozis gibi hastalıklar hatırlanmalıdır.

Nekropside; Solunum sistemi bulguları önemli yer tutar. Tracheada ve bronşlarda yangısel reaksiyonlara rastlanılabilmektedir. Sindirim sisteminde  bezli midede kassel bide sınırına yakın alanlarda yaygın kanamalar gözlenebilir, ayrıca bağırsaklarda nekrotik kanamalar gözlenebilmektedir.

2. Laboratuvar Tanı:

Serolojik Tanı: Hastalığı serolojik tanısında Hemagutinasyon İnhibisyon tesi, ELISA tekniği ve VN testi en yaygın olarak kullanılanlarıdır. Virusun tavuk eritrositlerini aglütine etme özelliğinden yararlanılarak hastalığın teşhisinde ve yapılan aşıların koruyuculuk düzeylerinin belirlenmesinde Hemaglütinasyon İnhibisyon testini kullanma olanağı sağlamıştır. Bu test ile hem hastalığın belirlenebilmesi ve aşı yapılan sürülerde aşı titresinin belirlenmesi sağlanabilmektedir.

ELISA tekniği kısa sürede fazla sayıda serum örneğini aynı zamanda ve kısa sürede sonuçlandırması ve sonuçların kantitatif olarak ortaya konulması bakımından önemli görülmektedir. Özellikle sürü taramalarında aşı titrelerinin belirlenmesinde tercih edilebilmektedir.

Virus izolasyonu: Hastalığın teşhisinde altın standart test olarak kabul edilmektedir. Bu teknikte virusun ortaya konulması daha sonrada HI ile tiplendirilmesi yapılır.

ICPI: Virusun patojenitesinin ortaya konulmasını sağlar.   

 

F. Tedavi: Viral bir hastalık olması sebebi ile tedavi olanağı yoktur. Ancak sekonder hastalıkların ortaya çıkmaması ve hayvanların direncini arttırmak için destekleyici uygulamalar yapılabilir.

 

G. Koruma ve Mücadele:

Newcastle hastalığı, ihbarı mecburi hastalıklar sınıfına girmektedir. Hastalığın yayılımı bölgesel olduğu gibi daha geniş bölgeler arasında ve ülkeler arasındada gözlene bilmektedir. Bu nedenle koruma programları oluşturulurken bu duruma dikkat etmek gerekmektedir. Newcastle hastalığının bulaşıcı özellikte olması bu hastalık ile ilgili mücadele stratejilerini belirlerken dikkat edilmesi gereken önemli bir husus olarak bulunmaktadır. Hastalık eradikasyonunda en önemli husus hastalık tespit edilen bölgenin karantina altına alınarak hastalık mihrakı olan, eğer köy kanatlıları ise bu hayvanların, eğer entansif bir işletme ise bu kümesin mevcut kanatlılarının depopulasyonu ile mümkün olabilmektedir. HSZK’nun ilgili hükümlerine göre hareket edilir.

Mücadelede aşılama stratejileri ve biyogüvenlik önlemlerinin alınması önemli görülmektedir. Aşılamalarda farklı özellikte aşılar bulunmaktadır. Bunlar öncelikle canlı, inaktif aşılar olarak sınıflandırılırlar. Aşılama uygulamalarında aşıya destek olacak önemli husus, hayvanların bağışıklık sistemlerinin kuvvetlendirilmesidir. Bağışıklık sistemi zayıf ya da immunsupresyona uğramamasına özen gösterilmelidir. 

 

Aşı Uygulamaları:

Newcastle hastalığı ile mücadelede en önde gelen koruma programı aşılamalar ile sağlanabilir. Hastalık ile mücadelede çok iyi sonuç veren aşılar bulunmaktadır. Bu aşılar üretim teknolojilerine göre;

*       inaktive edilmiş aşılar

*       Canlı aşılar, olarak sınıflanırlar.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !