KANGAL KÖPEĞİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Barınak:

Köpeğinizin yetiştirilme amacına göre barınağın yapısı farklılık gösterir. Yapacağınız barınaklar mutlaka sağlam bir malzemeden (örneğin ahşap veya betonarme) olmalıdır. Ağaçtan yapılan kulübelerde tahtalar arasında boşluk kalmamalıdır. Çünkü bu boşluklar parazitler için ideal birer yuvadır. Çatı kısmı saç veya atermit ile kapatılmalıdır. Suyun birikmemesi için çatı kısmı eğimli olmalı ve gölge yapacak biçimde öne doğru uzantısı bulunmalıdır. Kulübenin önünde köpeğin rahatça dolaşabileceği alan olmalıdır. Açık alanın çevresi en az 2mt. yüksekliğinde kafes teliyle çevrilmeli ve köpeğinizin sizin insiyatifiniz dışında çıkıp gerek kendine, gerekse çevredeki diğer canlılara zarar vermesi engellenmelidir. Toplu olarak köpek beslenmesi halinde ise; kulübeler tek çatı altında, birbirine bitişik olarak inşa edilebilir. Kulübeler aydınlık olmalı ve her birinin önünde köpeğin rahatça dolaşabileceği, telle çevrili alan bulunmalıdır. Bunlara ek olarak toplu köpek besleyen yerlerde doğum ve çiftleşme bölümleri bulunmalı, ayrıca hasta olan köpeklere özel diğer kulübelerle hiçbir şekilde bağlantısı olmayan kapalı bölmeler yapılmalıdır. Barınaklar köpeğinizin sağlığı açısından olabildiğince sık yıkanmalıdır. Kulübe içindeki akıntı ahşap kulübelerde tahtalardaki çatlaklar, aşınmalar engellenmelidir.

Gerekli Olabilecek Malzeme/Materyaller:

Kendi gündelik yaşamınızda nasıl ki bazı malzemeler kullanmanız gerekiyorsa, artık ailenizin yeni bir bireyi olan köpeğinizin de mutlu, sağlıklı ve rahat bir yaşam sürebilmesi için birtakım malzemelere ihtiyacınız olacaktır. Bunların en temel olanları aşağıda sıralanmaktadır:

Yemek kabı: Paslanmaz, sağlam ve kolay temizlenebilir nitelikte bir malzemeden (çelik kaplar en ideal seçenektir) yapılmış olmalıdır. Köpeğin yemeğini etrafa dökmeden ve devirmeden yiyebileceği hacim (3-4 litre kapasiteli) ve biçimde kaplar tercih edilmelidir. Kullanılan kabın temizliğine özen gösterilmeli; her yemekten sonra iyice yıkanmalıdır.

Su kabı: Paslanmaz, sağlam, devrilmeyecek nitelikte, 10-15lt. su alabilecek hacimde köpeğin başının rahatlıkla sığabileceği genişlikte bir kap kullanılmalıdır. Kap sürekli temiz tutulmalı ve su her gün mutlaka değiştirilmelidir. Köpeğin önünde her an su bulunmalı aylarında ılık su verilmelidir.

Tasma: Sağlam, 2-3cm eninde, 70-80cm uzunlukta, ayarlanabilir olmalıdır. Tasma köpeğin boynunu sıkmayacak biçimde 2 parmak kadar boşluk bırakarak takılmalıdır. Bu şekilde tasmayı boynundan çıkartması da engellenmiş olacaktır. Kangal çoban köpekleri özgürlüğe düşkün olduklarından tasmaya küçük yaşlardan itibaren alıştırmak gerekmektedir.

Bağlama zinciri: Köpeğin her hangi bir yere bağlanması amacıyla kullanılır. Köpeğinizin çevredeki diğer canlıların sağlığı açısından (unutmayın bu bir kangal!!!!) çok sağlam olmalı mutlaka tasmaya bağlanmalıdır. Rahatça hareket edebileceği uzunlukta (en az 2mt.)  olmalıdır. Bir ucu tasmaya takılabilecek biçimde olmalı,diğer ucunda ise yerine sağlam bir biçimde bağlanabilmesi için halka bulunmalıdır. Köpeğin hareketleri sonucunda zincirin karışmasını engellemek amacıyla fırdöndülü zincir kullanılmalıdır. Sevk kayışı: Köpeğinizi bir yere götürürken veya dolaşmaya çıkarttığınızda kullanılan kay Elbette ki diğerleri gibi, bu da çok sağlam olmalıdır. Bir ucu tasmaya takılacak biçimde olmalı diğer ucunda ise bileğe geçirilecek bir halka bulunmalıdır.

Oyuncak: Bundan önceki maddelerde yazdıklarımız hem köpeğinizin, hem de sizlerin sağlığı açısından gerekli olan malzemeler. Ancak bizler gibi köpeklerimizin de eğlenecekleri ve oyalanabilecekleri bir şeylere ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bizce köpeğinizin oyuncaklar en az diğerleri kadar önemlidir (en azından ayakkabılarınızın sağlığı açısından). Bu oyuncaklar köpeğin yiyemeyeceği, yutamayacağı, boğazına kaçmayacak nitelikte olmalıdır. Elbette

zarar verebileceği kırılabilir veya kesici maddeler de kullanılmamalıdır. Mesela bizim yavru köpeklerimiz tenis toplarına bayılıyor…

Önemli Hastalıklardan Bazıları   

Gençlik Hastalığı (Distemper): Gençlik hastalığının nedeni virüstür. Genellikle 3-8 aylık köpekler arasında yaygın olmasına karşın, daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Hastalığın kuluçka süresi 3-7 gündür. İlk evrede iştahsızlık, göz ve burun akıntısı, ateş yükselmesi gibi belirtiler gösterir. Hastalığın yayılışıyla birlikte karın ve kasık bölgelerinde bu hastalığa özgü kızarıklıklar oluşur. Öksürük, nefes almada zorlanma, kusma, ishal gibi belirtiler de ortaya çıkar. Ateş 41 dereceye kadar yükselebilir. Kramplar ve sara benzeri nöbetler ortaya çıkabilir. Hastalığı atlatma olasılığı çok düşüktür ve hastalığı atlatan köpeklerde de yüz ve bacaklarda seyirme gibi etkiler kalabilir. Tedavinin başarısı, köpeğin veteriner hekime ne kadar erken götürüldüğüne ve hastalığın şiddetine bağlıdır. Distemper virüsüne etki eden bir antibiyotik yoktur. Bu yüzden köpeğinizi bu hastalıktan koruyabilmek için mutlaka aşı yaptırmanız gerekir. Aşılama için en uygun zaman köpeğin bir haftalık olduğu dönemdir.

Kanlı İshal (canine parvavirus): Bu hastalık ilk kez Amerika'da 1970'li yılların sonlar ortaya çıkmıştır. Parvavirüsler köpeklerde kanlı ishal denilen hastalığa neden olmaktadır. Her yaştaki köpeklerde ortaya çıkabilir; ancak yavru köpeklerde ölümle sonuçlanma oran yüksektir. Hastalık dışkı yoluyla bulaşır. Dolayısıyla, hastalığı diğer canlılara bulaştırmamak için hastalığın bulunduğu bölgelere giren kişilerin kullandıkları materyallerin, ayakkabılar temizliğine çok dikkat etmesi gerekir. Hastalığın kuluçka süresi 1-2 haftadır. İlk belirtisi kusmadır. Kusmadan sonra ciddi bir depresyon, ishal, yüksek ateş görülür. Dışkı çok kanlıdır. Kusma ve ishal sonucu oluşan sıvı kaybı nedeniyle çoğu yavru köpek ilk 24saat içinde ölür. Bu hastalık, yavru köpeklerde kalp kasının iltihabına neden olduğundan, yavrularda da çoğunlukla kronik kalp yetmezliğine bağlı ölümler olabilir. Tedavinin başarısı, köpeğin yaşına, veteriner hekime ne kadar erken götürüldüğüne ve hastalığı bağlıdır. Hasta köpeğin temas ettiği yerler mutlaka çok iyi dezenfekte edilmelidir. Bu iş için çama kullanılabilir. Kuduz: Genellikle herkesin bildiği kuduz, etkeni virüs olan ve insanlara bulaşabilen çok tehlikeli bir hastalıktır. Belirtileri sudan korkma, huzursuzluk, şuur kaybı ve davranış değişiklikleridir. Hastalığın bulaşması genellikle kuduz mikrobu taşıyan hayvanların ısırmasıyla olur. Is başka, içerisinde virüs bulunan salyanın yaralara temasıyla da bulaşabilir. Kuduz hastalığının üç ayrı evresi vardır; Sükunet dönemi birkaç gün sürer ve davranış değişiklikleri ortaya çıkmaya başlar. Çok çabuk geliştiği için fark edilmeyebilir. Hareket dönemi yaklaşık üç gün sürer, huzursuzluk ve dürtüsü belirir. Felç dönemi ise, ölümden kısa bir süre önce meydana çıkan dönemdir. Bu dönemde gövdede, ayaklarda ve yüz kaslarında felç oluşur. Hastalığın tedavisi yoktur. Tek koruma yolu her yıl düzenli olarak tekrarlanması gereken aşısıdır. İlk aşı 3 aylıkken yapılmalıdır.  Ne Zaman Ne Kadar Yemek Vermeli: 

Yavru kangalın acıktığını, doyduğunu karnından da gözleyebilirsiniz. Karnı doymuş olan yavrunun karnı balon gibi şişmiştir. Nitekim doğada da köpeğinizin vahşi akrabaları karnını tıka basa doldurur. Eğer sindirebileceğinden çok ise kusarak çıkarır. Aç yavrunun arka ayaklarının gövde ile birleştiği yerin önünde, karınlarında çukurluk, içe geçmişlik gözlenebilir. Yavrunuz beslendikten sonra bu çukurluk kaybolmamışsa doymamıştır. Biraz daha yemek verin. DİKKAT! Beslensin Derken Ona Zarar Verebilirsiniz!!!! Yavru kangalınıza vereceğiniz yumurta günde bir taneyi geçmemelidir. Yumurtayı çırparak yalın içine katın. Çiğ yumurta kangalınızın sıçrama hızlı büyüme döneminde (0-3 ay arası) ihtiyacı olan proteini karşılayacağı gibi köpeğin gür ve kalın sesli olmasına katkıda bulunur. Ancak yemeğine katacağınız yumurtayı 6aylık olduğunda kesmeniz gerekir. 6 aylıktan sonra vereceğiniz yumurta köpeğinizin yağlanmasına ve şişmanlık hastalığına yakalanmasına neden olabileceği gibi, yumurta akında bulunan enzimler bağırsaklarda vitaminin emilmesine engel olur, tüy dökümünü arttırır. Bu zamandan yumurtayı; ancak çok fazla çalışan köpeklere az miktarda verebilirsiniz. Köpeğinizin dişleri çıktığı andan itibaren ona haşlanmış, iri kemik verebilirsiniz. Vereceğiniz kemikler aşırı yağlı veya kırık olmamalıdır. Köpeğiniz kırık parçaları yutmaya kalkabilir

yaralayabilir. Vereceğiniz iri kemikleri köpeğiniz yiyemeyecektir. Bu kemikler onun diş yerlerini kaşımasına yardımcı olacağı gibi çene kaslarının güçlenmesini de sağlayacaktır. Evinizdeki koltuk, sehpa, terlik gibi eşyaların kemirilmesini de önlemiş olursunuz. Asla ona kanatlı hayvanların kemiklerini; yani örneğin tavuk kemiği vermeyin. Bu kemikler gevrek ve kırılgandır. Yavru köpeğiniz azı dişleri çıkmadan bu kemikleri kırabilir; ancak öğütemez. Sivri uçlu kırılan kemikler sindirim organlarına batabilir. Kanatlıların sadece kemiklerini ve boyun kemiğini köpeğinize ancak 1 yaşını geçtikten sonra verebilirsiniz. Şeker ve şekerli besinler de özellikle 6 aydan sonra, donma durumu, köpeğinizin özel durumlar dışında kesinlikle verilmemelidir. Asla bozulmuş, küflü gıdalar vermeyin!!! Yavru kangalınıza 12 aylık olana kadar günde ½ litre süt, ½ kg. et veya eş değerde protein vermelisiniz. Ekonomik durumunuza göre, arpa unu, yulaf unu, mısır unu, buğday unu, soya unu, balık unu, makarna, küfsüz bayat ekmek, bozulmamış ve kesinlikle küflü olmadığına emin olduğunuz yemek artıkları (bu yemek artıkları kanatlı hayvanların kemiğini içermemeli

tercihen baharatsız, salçasız, sossuz ve az tuzlu olmalı), haşlanmış patates, lahana, karnabahar, soğan, domates, havuç, biber (acı olmayan) gibi sebzelerden oluşan; karbonhidrat, protein vitamin bakımından zengin rasyonlar hazırlayabilirsiniz. Hazırlayacağınız rasyonda havuç miktarı az olmalıdır. Yüksek miktarda mineral bulunduran yemek yiyen köpeklerde ileri yaşlarda böbrek sorunlarına yol açabileceği gibi, içerdiği şeker nedeniyle zararlıdır. Tuz köpeğinize gerekli bir madde, ancak tuz fazlalığını köpekler tat olarak algılayıp; zararlı besinleri algılayamaz. Dolayısıyla eğer verdiğiniz yemek artıkları bir miktar tuz içeriyorsa, ek olarak tuz vermemelisiniz. Eğer verdiğiniz yemeklerde tuz yoksa, hazırladığınız rasyona %1oranında tuz eklemelisiniz. Tuzun fazlası da ileri yaşlarda köpeğinizin rahatsızlanmasına yol açacaktır. Köpeğinizi dengeli beslemenin bir diğer yolu da hazır mamaları kullanmaktır; ancak bu pahalı bir yol olacaktır. Yüksek besin değerlerine sahip bir mama aldığınız durumda, köpeğiniz için dengeli bir beslenme olacak, köpeğinizin tüylerinin parlak görünmesini sağlayacaktır. Köpeğinizi kuru mamayla beslemeyi düşünürseniz önünden suyu eksik etmemeli ve birkaç günde bir hazırlayacağınız rasyonla takviye etmelisiniz. Gördüğünüz gibi köpeklerin beslenmesi de insanlarınki gibi dengeli olmalıdır. Birçok kangal yetiştiricisi et, süt, kemik ve ekmeği kolayca temin edebilmekte ve köpeklerini bunlarla beslemekte; fakat vitamin ve mineralleri önemsememektedir. Eğer bunları rasyonunuza katamıyorsanız veteriner hekiminizin önereceği vitaminlerle takviye edebilirsiniz. Ancak herşeyin doğalı en iyisi... En azından kangalınız 12 aylık oluncaya dek rasyonlarında yukarıdaki saydığımız malzemeleri bulundurmaya çalışmalısınız. Kangal çoban köpekleri 0-3 ay ve 6-8 ay arasında sıçrama denebilecek hızda olmakla birlikte, 12 aylık oluncaya dek çok hızlı büyür. Gelişme dönemi yetişkin bir kangalın bir buçuk katı yemek yiyebilen kangalın sağlıklı olması ve istenen büyüklükte olabilmesi rasyonlarında bu malzemelerin kullanılmasına bağlıdır. 12 aydan sonra rasyonlarından sütü çıkarabileceğiniz gibi (bu yaştan sonra kemik gelişimi yavaş olur ve fazla kalsiyuma ihtiyacı yoktur) eti de küçük bir miktar azaltabilirsiniz. Kangal boy gelişimi 2 yaşında, kafa ve vücut genişlemesi ise 3 yaşında duracaktır. Bu yaşlardan itibaren yaşamsal faaliyetlerine yetecek miktarda protein ve kalsiyum verebilirsiniz.

Yavru Kangalların Bakımı:

Köpeğimi En Erken Ne Zaman Alabilirim?: Alacağınız yavru kangal en az 35 günlük olmalıdır.Dişlerine bakarak bunu anlayabilirsiniz. 35 günlükten küçük kangalın dişleri olmadığı için beslenmesi daha çok özen ister. Maddi açıdan pahalı olacağı gibi işçiliği de zordur. Ayrıca anne sütünün eksikliği yavrunun gelişimi açısından geri dönülmez sorunlar da doğurabilir. Biz bu nedenle 45.günden önce yavrunun anneden ayrılmamasını tavsiye ediyor ve o zamana kadar kesinlikle ayırmıyoruz. Ayrıca sağlıklı ve büyük bir kangalınızın olması için yavru anne sütünü mümkün olan en uzun süre emmeye devam etmelidir. Yavru 35 gün dolaylarında diş çıkarır. Yavrular dişleri çıkarken kaşınan diş yerlerini, annelerinin memelerini ısırarak kaşırlar. Bu durum dişler çıkınca da devam eder. Yavru kangal her ısırarak dişlerini dener. Bu diş, çene kası ve öğrenimi için gereklidir de. Anne kangalın memelerinde bu ısırıklardan dolayı yaralar oluşabilir. Anne canı yandığı için yavruları reddeder, yavru memelere uzandıkça anne uzaklaşıp başka bir yere kaçar. Bu kovalamaca sırasında bir iki damla süt alabilen yavru şanslıdır ve bu bir iki damla bile onun için olduk yararlıdır. Yavru artık bu dönemde anne sütü dışında yiyecekleri de almaya başlar, zira alınan süt artık yavruya yetmemektedir.

Anne Sütünden Sonraki İlk Beslenmeleri... Bu dönemde yavru kangalın çene kasları çok zayıf, dişleri küçüktür. Henüz azı dişleri yoktur. Bu durum yemekleri hazırlanırken mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. İlk yemeklerinde haşlanmış tavuk, kemik, et seçeneklerinden (tercihen tavuk) birinin suyu ekmek ile karıştırılarak verilebilir. Tavuğun derisi de el ile küçük parçalara ayrılarak bir miktar ilave edilebilir, bunu severek yiyeceklerdir. Bu yemek ayrandan biraz daha katı kıvamlı olduğunda rahatça tüketebilirler. Buna ilave olarak az miktarda süt de karıştırılabilir. Bunlar et suyunu çok sevdiklerinden onları çanaktan yemeye alıştırmak için iyi bir karışımdır. Yavru kangal bu rasyonu yemiyorsa bir iki çay kaşığı şeker ilave ederek yedirin. Böylece anne sütü dışındaki yiyecekleri de severek yemesini sağlayabilirsiniz. Şekeri zamanla azaltarak kısa bir sürede kesin. Şeker köpekler için yararlı değil aksine zararlıdır. Aşırı ve gereksiz kullanmadan birçok rahatsızlığa neden olabilir. Bu dönemde anne kangal yavrularını günde 6-8 defa beslemektedir. Siz de yavrunuzu günde en az 6 defa besleyin. Zamanla öğünleri yavaş yavaş azaltın 4 aylık olduğunda günde 3-4 öğün yeterlidir. 8-9 aydan sonra 2 öğüne 18 aydan itibaren de 1 öğüne düşürebilirsiniz. Yavru kangalınız yemeye başladığında vereceğiniz süt anne sütünden farklı olacağından ishal durumu oluşabilir. Bunun önüne geçebilmek için vereceğiniz süte yarı yarıya su ile karıştırın. Süreç içerisinde su yavaş yavaş azaltılabilir. Bütün gıda ve mama değişiklikleri birdenbire değişiklik yapılmamalı süreç içinde yavaş yavaş yapılmalıdır. Buna rağmen yine de ishal oluyorsa rasyona kattığınız ekmeği arttırın. Bir çanak yemeğin 1/3’ü ekmek, 1/3’ü süt, 1/3’ü su olmalıdır.

Çiftleşme, Gebelik ve Doğum:

Dişi köpekler düzenli ve iyi bir beslenme ve bakım altında bulunduklarında genellikle 1 yaş civarında kızgınlık gösterirler. Ancak bir dişi köpeğin anatomik yapısını tamamlayıp yetişkin bir köpek oluşu 18 ayı bulur. Bu nedenle, köpeğin sağlığı açısından 18 aydan önce çiftleştirilmemesi gerekir. Dişilerin kızgınlık dönemi gelmeden önce iç ve dış  parazitlerinden arındırılmalıdır. Bu dişinin ve doğacak yavruların sağlığı açısından çok önemlidir. Ayrıca gebe kalmadan dişinin aşıları tamamlanmalıdır. Kızgınlık döneminde dişi köpek huzursuz ve alışılmadık davranışlar içerisine girebilir. Sonrasında vulva şişer ve kanama başlar. Kanama bittiği günden itibaren dişi çiftleşmeye hazırdır. Bu dönemde dişi köpeğin salgıladığı koku yüzlerce metre uzaktaki erkek köpekleri bile etkileyebilecek kadar güçlüdür. En çok 21 gün devam eden kızan dönemi 6ayda bir yaşanır. En uygun çiftleştirme kızan döneminin 8. ile 10.günleri arasındadır. Gebe kalan dişi köpek artık erkek köpeği kabul etmez ve uysallaşır. Gebelik süresi 58-63gün arasında değişir. 5.haftadan itibaren köpeğe görev verilmemeli, köpeklerden uzak tutulmalı ve ayrı bir bölmeye alınmalıdır. Bu bölme, köpeğin içinde rahat gezip dolaşabileceği genişlikte olmalıdır. Bu dönemde köpek çok kıskanç ve hırçın olabilir. Gebe köpekler aşırı sıcaktan ve soğuktan korunmalı, koşmalarına, atlamalarına, kendilerini yoracak hareketler yapmalarına izin verilmemelidir. Beslenmesine çok önem verilmelidir. Tercihen A-D vitaminleri bulunan kaliteli gıdalarla beslenmelidir. Ancak köpeğin aşırı şişmanlamamasına da dikkat edilmelidir. Kesinlikle bozulmuş, küflü yiyecekler verilmemelidir. Köpekler doğumdan önce dış parazitlerden arındırılmalıdır. Köpeğin doğum yapacağı gün bilinmeli önceden hazırlanması, temiz ve uygun bir altlığa sahip olması gerekir. Köpek doğum yapacağı zaman da genellikle huysuz ve sinirlidir. Doğum sırasında genellikle kimseyi yanına yaklaştırmaz. Hatta yavruları doğduktan sonraki birkaç gün boyunca kimseyi yanına kabul etmeyebilir. Doğum sırasında veya sonrasında herhangi bir aksilikle karşılaşılırsa hemen veteriner hekime haber verilmelidir.

Yorum Yaz